14 Aralık 2009 Pazartesi

Tak etti canıma bu maskeli balo



DTP'nin kapatılmasının, barış süreci önünde büyük bir engel olacağı konuşuluyor.

Hiç aynı fikirde değilim, aksine "kartların açık oynanması" adına büyük bir fırsat
olduğunu düşünüyorum DTP'nin kapatılmasının..

Resme şöyle bir bakalım..

Aktörler :

1) 25 yıldır faal, onbinlerce ölme sebebiyet vermiş bir terör örgütü ve onun tutuklu lideri.

2) Bölge halkının sesi konumunda, Meclis'te temsil edilen bir parti.
Siyasetin doğası gereği seçmenlerinin hassasiyetlerini gözetmek durumdalar.
Seçmen kitlesinin önemli bir bölümünü de terör örgütü liderini "önder" olarak bellemiş.
"Kürt" olduğunu ona terör örgütünün hatırlattığına inandırılmış.

O yüzden de parti, terör örgütünden kendini soyutlayamıyor, liderin sözünden de çıkılamıyor. En basit örnek olarak, terör örgütünün kayıplarının cenaze işlerine bu partinin belediyeleri bakıyor.

3) Terör örgütüyle savaşan ordu. Haklı veya haksız buna girmeyeceğim; ordunun bir takım üst düzey mensupları, "darbe teşebbüsünü planlamak" iddiası ile tutuklu durumdalar.

4) Kamuoyu. Ülkenin başına gelen kötülüklerin en büyük müsebbibinin terör örgütü olduğuna inanıyor.
Vergilerinin bölgeye yatırım olarak kullanılmasına, Batı'dan toplanan paranın Doğu'ya aktarılmasına ses çıkarmıyor ancak terör örgütünü açıkça destekleyenlerin devlet kaynaklarını kullanması ağırına gidiyor. ( bkz yukarıda bahsedilen belediyeler veya Emina Ayna'nın kırmızı plakalı Meclis arabası ile dolaşması)

Aktörler ve maskeli balo :


Hükümet:

Kamuoyunu kızdırmadan örgütü aradan çıkartmak için "açılım" yapıyor gibi gözüküyor. Terör örgütü lideri "yol haritası" açıklayacak diye ondan önce davranmak için panikle hareket edecek kadar hazırlıksız yakalanmış bu soruna.

Demokratik Toplum Partisi:

Tokmak örgüt liderinin elinde, davul ise partinin sırtında. Hem Türkiye Cumhuriyeti milletvekili olup, hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin açıkça savaş halinde olduğu bir oluşumun sözcülüğünü yapmak durumunda kalıyor DTP. Siyaset yapar gibi görünüyor.

Ordu :

Herşey kontrol altındaymış, "azim ve kararlılık" konusunda eksiklik yokmuş gibi gözüküyor. Oysa kurum içerisinde sıkıntı büyük, hem içten-dıştan gelen baskılar, hem de 25 yıldır savaşmasına karşın nihai sonuç alamanının yorgunluğu yaşanıyor.. Muvazzaf subaylar, dağdan inen terör örgütü mensubu kadar saygı görmüyor "liberal çevreler" de.

Örgüt Lideri :

Asıl kaygısı kendi yaşam koşulları ve elbet birgün özgür kalma umudu değilmiş, halk önderiymiş gibi gözüküyor.

Peki bu maskeli balonun ev sahibi kim ? Kuzey Irak'ın güvenliğini Türkiye'ye bırakıp kaçmak isteyenler..

Bu noktada,toplumsal tabanı olduğu için silah zoruyla tamamen yok edilemeyen terör örgütü ile pazarlık etmenin, liderine taviz vermenin isminin "demokratikleşme" olduğunun iddia edilmesi tüm bu maskeli baloyu iyice şenlikli hale getiriyordu.

En zor durumda kalan da "siyaset" yapıyormuş gibi görünüp, öte yandan alttan gelen baskının nabzına göre şerbet vermek zorunda olan Demokratik Toplum Partisi oluyordu.

Şimdi söz konusu parti de "demokratikleşme" iddiası da kapatma kararı ile aradan çıktı.

Kartları açık oynamanın her zaman çözüme daha çok faydası olduğuna inanmışımdır.

Hayırlısı olmuştur..
Share/Save/Bookmark

6 yorum:

ece's dedi ki...

"Seçmen kitlesinin önemli bir bölümünü de terör örgütü liderini 'önder' olarak bellemiş" kısmına katılamıyorum... Şayet Türkiye'deki Kürt nüfusu Öcalanı önder belleseydi konu çoktan kapanırdı... Zira sayıları geçen yılki araştırmaya göre Zaza'larla beraber 12 milyonu geçti...

Bu meselede bence en büyük tehlike her Kürt'ü PKK'lı gösterme çabası...

SINO dedi ki...

Dtp'nin seçmen kitlesinden bahsediyorum ama Ece.

Bölge halkının %30'u, Türkiye'nin %6'si gibi bir kitle, onun da önemli bir bölümü.

2,5- 3 Milyonluk bir nufüs ortaya çıkıyor Apo'yu önder olarak gören..
Yadsıanamayacak derece büyük bir güç olmakla beraber dedigin gibi 12 Milyonluk Kürt asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında coğunluk da değiller.

Güçlü dedi ki...

"Seçmen kitlesinin önemli bir bölümünü de terör örgütü liderini 'önder' olarak bellemiş"

"toplumsal tabanı olduğu için silah zoruyla tamamen yok edilemeyen terör örgütü"

Şimdi, burada bahsedilen "seçmen kitlesi" ve/veya "toplumsal taban" en azından 5-6 milyon insandır (oy verenler+oy vermeyenler+seçme yaşının altında olanlar)...Bu insanlara "terörist" muamelesi yapmak, eldeki sorunu çözümsüzlük noktasına sürüklemekten başka bir işe yaramıyor, hiçbirşey öğrenemediysek yıllar sonra bunu öğrenmiş olmamız lazım.
Ve maalesef terör örgütünün liderini "önder" bellemiş olduğunu söylemek (ki tdk'ya göre lider ve önder eşanlamlı kelimelerdir), terör örgütünün toplumsal tabanı olduğunu ifade ederek ikisini organik bağlı olarak görmek, bu insanlara "Siz Teröristsiniz" demektir.

Oysa bu konu daha derin bir analiz gerektirir.

ece's dedi ki...

Güçlü durumu oldukça iyi özetlemiş ben bakamadan...

Sadece DTP meselesinde değil, bu ülkedeki tüm karşıtlıklarda benzer yanılgılar ya da daha doğru tabirle yanıltmalarla karşılaşıyoruz... Tüm dindarlar radikal dinci mi? Tüm ulusalcılar faşist mi? Tüm solcular vatan haini mi?

Üstünde yaşadığımız coğrafya hiçbir konuda sadece iki yol ya da görüşle ifade edilemez bence... Hep vardır çatalları, ayrımları, sessiz çoğunlukları...

O nedenle, "hassas dengeler" geyiği yapmıyor tam tersine bir türlü hassasiyet göstermedikleri kitleleri atlamayalım diyorum kısaca...

SINO dedi ki...

Güçlü
Ben tespit yaptım, tespite verilecek cevap bence "bu tespit doğrudur veya yanlıştır" şeklinde olmalıdır.

"Bu tespitin yapılmasının sonucu budur" gibi bir yanıt görünce, ancak "napıyım fikrimi söylemeyip idare- i maslahat mı yapayım" demek geliyor içimden..

Ece'ye de cevabım aynı :

"Evet tüm DTP seçmenlerinin Apo'ya bakışı (çoğunluğu şiddet yanlısı olmasa da), Türkiye ortalamasına göre gece ve gündüz kadar farklıdır."

raul_eus dedi ki...

Dtp nin kapatılması kartların açık oynanması değil,kürt hareketinin Akp nin yanına eklemlendirme projesidir.

Yaklaşık 3 gündür Taraf gazetesinde kapatma kararı 28 Şubat a benzetilerek kürtlerin buradan yeni bir Akp yaratabileceği tartısılıyor.
Yani kürt hareketinde görece aykırı unsurlar temizlenerek sivil ve liberal nitelikleri agır basan bir siyasi anlayısa geçiş amaçlanıyor.
Ufuk Uras ın ortalığa düşmesinin sebebide bu.

Yani ikinci cumhuriyetin eksik kısmı olan kürt siyasetide Akp nin etrafında toplanmaya başlıyor.