12 Mayıs 2009 Salı

Yeter artık vurmayın Comandante'ye



Doktor Ernesto Che Guevara.


20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri..


Dava arkadaşı Fidel Castro ile Küba'da komünist devrimi gerçekleştirmiş ve dünya devrimcilerine ilham vermiş, nihayet Bolivya'da devrimlerini yaymaya çalışırken öldürülmüş bir dava adamı.


Fikirlerine katılmam. Ne amaçla olursa olsun silahlı mücadelede sivillerin ölümüne sebep olmuş birinin ilahlaştırılmasını da anlamam.


Yine de karizmasına ve idealistliğine saygı duyduğum Che'ye yapılan muamele karşısında isyan etmek geliyor insanın içinden.

"Hangi muameleden bahsediyorsun, ölmüş adama nasıl zulmedebilirler ki" mi diyorsunuz?
Bir bakalım o zaman 21. yüzyılda Che Guevara figürünün durumuna :



Sen ömrünü kapitalizme ve artı değer kavramına karşı mücadele ederek geçir, bu uğurda hayatını kaybet.


Ölümünden yıllar sonra komünizmi yenen kapitalist dünya, tutsun seni bir "pop-art" ikonu haline getirsin.


Çin'de 5 Dolar maaşla çalışan işçilerin 20 Sent'e malettiği, üstünde resmin olan tişört Batı ülkelerinde 20 dolara satılsın, artı değerin dibine vurulsun..


"Marka" haline gel, seni kullanarak incik-boncuktan kaleme, çantadan don atlete her türlü hediyelik eşya pazarlanıp satılsın.


Tarihte böyle bir zulüm çok az görülmüştür.


Timurlenk'in Ankara Savaşı'nda mağlup ettiği Yıldırım Bayezid'i kafes içerisinde şehir şehir dolaştırması kadar, Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran meydanında yenildikten sonra kaçan Şah İsmail'in karısıyla beraber İstanbul'a dönmesi kadar ağır bir durum bu.


Ey kapitalist dünya!


Adamı öldürdünüz madem, bırakın da bari rahat uyusun.
Akbaba olmasın.
Share/Save/Bookmark

6 yorum:

mücrim dedi ki...

Çok doğru bir tespit Sinancan abi! En sonunda da rozet haline geldi Che.Gerçekten yazık..

Othello dedi ki...

Muhim bir postumuz vardir konuya dair:

http://www.keyifarasi.com/2009/03/sentez.html

alessandro del piero dedi ki...

abi yalnız che'nin bir yerde ateist ve materyalist bir insan olması gerek, bu durumda da ölümden sonra yaşam ya da ruh gibi kavramlarla alakasının olmaması. şu anda kendisine yapılanlardan haberi olması için hiçbir sebep göremiyorum ben.

kozniku dedi ki...

Deniz Gezmiş de aynı şekilde, dizi ratinglerini tavana vurduruyor. Parkasıydı posteriydi derken bir sürü yavşağın ekmek kapısı olacak.
Ama çok yüzeysel, ne fikirleri biliniyor, ne aktarılıyor.
Her türlü saygıyı hakeden insanlar, doğru ya da yanlış davaları uğruna gözlerini kırpmadan ölüme gitmişler, bugünün cemaatçileri gibi ordan kıvır burdan kıvır takiyyenin kralını yapıp palazlanınca parayı hamuduyla götürmek akıllarına gelmemiş. Tabi o günlerde onlarla beraber olup bugün döneğin kralı olanları da unutmamak lazım.

SINO dedi ki...

Aynen, Fidel bile diktatörlük tatlı gelip dünyevi zevklere verdi kendini.
Türkiye'deki salon devrimcilerine zaten hiç girmiyorum, hem "bağımsız Türkiye" diyerek ölüme gitmişlerin arkasından ağıt yakarlar, hem de "Avrupa Birliği şu imtiyazlı ortaklığı verse de kapılansak" diye iç çekerler

Evren Yılmaz dedi ki...

Sinancan

Fidel senin söylediğin manada bir diktatör değil bu bir
ikincisi Che için söylediğin masum insanları öldürdü lafına takıldım yine.

Silahlı mücadeleye karsısın güzel kardeşimde kapitalizm dediğimiz şey
boğazda şarap içip şiir okumakla yıkılmıyor.Nasıl olsa bir gün sosyalizm gelecek rahatlıgı ile tatlı su devrimciliği oynayan reformist arkadasların dediği şekilde de ilerlemiyor dünya.

Paris komününde bir gecede binlerce insan neden katledildi ?
Ya da Fransız ihtilalinde ölenler ?

Yani silaha karsıyız /hepimiz kardeşiz vs vs ama
dünyanın yarısı açlıktan ölürken sadece % 5 inin geri kalan kısmı paylaşması ve rahat içinde yasamasının bir bedeli olmamalı mı ?
Yani öbür dünyada cenneti bekleyenler ve bu yüzden bu dünyada cehennemi yaşadıgını düşünen milyonların bu dünyada da insan gibi yaşamaya hakları yok mu ?
Ne dersin ?

____ dip not
Eşit olunmadan özgür olunamaz biliyorsun.